İki farkı zaman, farklı yaşam biçimleri, akıllarda binlerce soru… Osmanlı paşaları savaşlarına devam ederken başka bir zamanda her şeyin kontrolü neredeyse robotların elinde. Bambaşka bir gezegen var ki sonsuz yaşam için feda edilmiş birçok değer aslında onların mutlak sonları. Ya ileride bizler de böyle bir zamanın içinde sıkışıp kalırsak düşüncesi okudukça içinizde bir yerlere yerleşiyor.
Son zamanlarda okuduğum en iyi bilimkurgu romanı. Verdiği mesajlar, hissettirdikleri tam anlamıyla mükemmeldi. Bambaşka bir gezegen ve iki farklı zamandaki yaşamlar kitabın son bölümlerinde öylesine güzel birleştirilmiş ki ‘Ne alakaydı onca okunan.’ demenize olanak tanımıyor.
Okuduktan sonra her türlü olaya karşı bakış açınızın değiştiğini söylemeliyim. Bir de böyle zorlayıcı zamanlardan geçiyor olmak bence romana duyulan merakı daha da arttırmalı. İnsan ister istemez bir bağlantı kuruyor. 268 sayfa olan bu roman belki de evde kaldığımız şu günlerde okunacak kitaplardan sadece bir tanesi. Hem kendimizi hem dünyayı anlayabilmemize olanak sağlar belki de kim bilir.
Yazımı kitaptan bir alıntıyla sonlandırıyorum. Daha güzel günlerde görüşmek dileğiyle.
“Yaşamlarında bunca renk varken, kimi insanın sahip olduklarıyla bir türlü yetinememesi anlaşılması zor bir paradokstu. İşletim sistemine sıcak bastığını ve bunun yazılımı için tehlike oluşturacağını fark edince bu sorgulamayı sona erdirdi. Bazen bazı şeyleri sorgulamamak, hayata dayanabilmek için tek çareydi.”