Kütüphanem

Olmasa Da Olur

“Olmasa da olur!” diyebilen kaç kişiyiz şu hayatta. Her şeyi oldurmaya, tamamlamaya, eksik bulup bunları gidermeye yönelik yaşıyoruz. Tabiki tüm bunları yaparken de tam olan kısımları gözden kaçırıp mutsuzluk içinde kıvranıyoruz.

İşte bu roman tam da bardağın dolu kısmına bakmamızın önemini ve güzelliğini dile getiren bir kitap. Hayatın içinden, benzer bir şekilde herkesin başına gelebilecek olaylara değinerek, yeri geldiğinde ağlamanın da gülmek kadar doğal olduğunu dile getiriyor.

Kadınların ne kadar naif ve duygusal olsalar da; bunlardan beslenerek güçlerini daha etkin kullanabildiklerini anlamak istemeyenlere bile anlatıyor bence. Aile olmanın, arkadaşlığın daha doğrusu dostluğun kudretini her sayfada hissediyorsunuz.

“.. Otuz beş yaşında öğrendiğim en önemli şey; aileniz ve seçtiğiniz aileniz, hayatta siz ne olursanız olun ya da ne kadar boktan hatalar yaparsanız yapın ama en önemlisi ne kadar büyük kavgalar ederseniz edin sizin hep yanınızda! ..”

İlk kitabın devamı olan bu roman hiç hız kesmeden akıcı bir şekilde hayatınızda yerini alıyor. Yaşamda es vermek, kendinize dönmek istediğinizde biraz ağlamak biraz gülmek ve tabiki biraz da gaza gelmek için mutlaka okuyun derim.

İlk kitaptan da küçük bir alıntı ve fotoğrafla yazımı sonlandırıyorum. Gücünüzün farkında olarak yaşayın!

“.. Hep şöyle düşünmüşümdür; birinin mutluluğuna ortak olmak, acısına ortak olmaktan çok daha zor. Acı hepimizde var, hepimiz ondan besleniyoruz. Zor olan mutluluğu bulmak ve bulan için sanki kendininmiş gibi sevinmek… ..”

Leave a comment