“Ben, Kirke” alışılmışın dışında bir roman. Açıkçası mitolojik hikayelere, bilgilere tam olarak hakim olamayabilirisiz bu sorun çıkarmaz ama mitolojiye ilginiz yoksa romanın özünde çok farklı şeyler ifade edilmesine karşın okumak zorlayıcı olabilir.
Okudukça derinleşen, ilgiyi üzerinde toplayan bu romandaki son bölümler heyecanı arttırırken, okuyucunun romanın sonunun nasıl olacağını tahmin edemese bile mutlu sona yaklaşabilmiş olmasının huzurunu yaşatıyor.
İçimizin en karanlık yerlerinden bile bir ışık çıkabileceğini keşfettiğimiz bu romanın neden birçok okuyucuyla buluştuğunu artık daha iyi anlıyorum. Mitoloji ve sanat tarihinde üst düzey bilgiye sahip bu romanı okumuş kişilerle de kitabı ayrıca değerlendirmek istediğimi de söylemeden geçemeyeceğim. Anlayamadığım, fark edemediğim metaforik birçok yazının olduğunu düşünmekteyim. Tabi herkesin romanları bu düşüncelerle okumadığını düşünürsek okurken sıkılıp kitabı okumayı yarıda bırakanların da olacağını düşünmekteyim.
Dünyaca zor zamanlardan geçtiğimiz bu dönemde ‘Anlayamıyorum.’ dedikçe kitap bana birçok kapı açtı, birazcık da olsa anlamama vesile oldu. Ben ‘Nasıl olacak?’ dediğimde ise aşağıdaki cevabı bulmamı sağladı.
“ ‘Bir keresinde ona, nasıl yaptığını, dünyayı bu kadar açık seçik anlamayı nasıl başardığını sordum. Meselenin hiç kıpırdamadan durup hiçbir duygu göstermeden başkalarına kendilerini açığa vuracak alan bırakmaktan ibaret olduğunu söylemişti. ..’ ”
Şunu unutmayın, her şeyi zamanla iyileştiren ve güzelleştiren içimizdeki sevgidir. Sevgiyle kalın!