Kütüphanem

Mevlâna’nın Kedisi

Bu kitap muteşemdi. Ruhumun böylesine dinlendiği, akıcı okunan, okudukça huzur dolduğum bir kitabı uzun zamandır okumamıştım. İyiki yazmış, gerçekten kalemine sağlık yazarın. Ben de birçok kişi gibi sıradan bir okuyucuyum sonuçta ama benim görüşüme göre Mevlâna’nın tüm evrene yaydığı sevgi, saygı ve huzuru bu denli aktarabilmek bence herkesin yapabileceği bir şey değil. Bana iyi geldiği ve yakın çevremdeki kişiler tarafından okuduklarımı, yaşadıklarımı, gezip gördüklerimi paylaşmam çok istendiği için başladığım bu blog yazılarımda yaptığım bu yorumlar tabiki kişisel görüşlerim, herhangi bir edebiyat değerlendirmesi yapabilecek derecede öğrenim sahibi de değilim ama içtenlikle söylüyorum bu kitap okunmalı.

Bu kitabı okurken Mevlâna hakkında net ve doğru bilgilere ulaşabileceksiniz. Hem sıkılmadan okuyup hem de romanın kurgusu içerisinde eğlenirken bilmediklerinizi öğrenecek ve kedileri daha da çok seveceksiniz. Tekrar söylemiş oluyorum belki ama içinize dolacak olan huzuru kelimelerle anlatmak imkansız. Bence kitabın kapak resmi de büyüleyici derecede ilgi çekici. Ayrıca şunu da belirtmeliyimki insan okudukça kişisel gelişim kitaplarını okuduğu zamanlardaki gibi kendi adına bazı şeyleri çözümlemeye ve irdelemeye de başlıyor.

Tüm bu güzellikler içinde kitapta bir cümle var ki birçok kişinin temennisi bence bu cümle. Tabiki benimde. Onu da sizlerle paylaşıp, bu kitaba ilgi ve merak seviyenizi umarım arttırmayı başarabilmiş olurum. Bu kitabın kütüphanenizde olması dileklerimle.

“.. Hintlilerin renkliliğinde, Japonların düzenliliğinde, Almanların çalışkanlığında, Türklerin temizliğinde, İspanyolların neşesinde, İtalyanların sanatında, birkaç nesildir New York’ta yaşayan bir New Yorklunun entellektüelliğinde ama bir Kanadalının da özgürlüğünde olmak istiyorum… ..”

Leave a comment