Kütüphanem

Körlük

Körlük, çeşit çeşit. Gerçek bir karanlık içinde yaşamak, bakmak ama görememek ve daha tanımlanabilecek bir sürü şekli var. Bu romanda birçok çeşidine rastlayabilirsiniz, yeterki görmeyi isteyerek okuyun. 1995 yılında yazılmış bu roman yıllardır okunuyor. Salgının içinde olmamızdan mıdır, yoksa tüm dünyada bireysel ve toplumsal birçok konuda körmüş gibi yaşanıyor olmasından dolayı mıdır bilemem ama neyden… Continue reading Körlük

Kütüphanem

Mevlâna’nın Kedisi

Bu kitap muteşemdi. Ruhumun böylesine dinlendiği, akıcı okunan, okudukça huzur dolduğum bir kitabı uzun zamandır okumamıştım. İyiki yazmış, gerçekten kalemine sağlık yazarın. Ben de birçok kişi gibi sıradan bir okuyucuyum sonuçta ama benim görüşüme göre Mevlâna’nın tüm evrene yaydığı sevgi, saygı ve huzuru bu denli aktarabilmek bence herkesin yapabileceği bir şey değil. Bana iyi geldiği… Continue reading Mevlâna’nın Kedisi

Kütüphanem

İnsan Olmak

Aaahhh bu kitap. Okumakta zorlandığım nadir kitaplardan biri. Her satırda kendimden ya da çevremden bir şeyler bulduğum, düşündükçe düşündüğüm, zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığım, insanı özüne döndüren kitap. Kitapta yazanları anlatabilmek imkansız. Herkes okumalı, kendini bulmalı. Sadece kendinizi hazır hissettiğiniz, değişim sürecinde ve kararlı olduğunuz zamanda okumalısınız. Yeri gelicek uykularınız kaçacak, bazense nefretiniz artacak ya da… Continue reading İnsan Olmak

Kütüphanem

Fil Saati

Son zamanlarda okuduğum en iyi roman bence. Soluksuz okunanilen, bir gün gibi kısa sürede bitirilebilen ve okurken inanılmaz derecede keyif alabileceğiniz bir kitap. Geçmişle gelecek o kadar güzel harmanlanmış ki bir süre yazarın kurduğu o büyüden çıkamıyorsunuz. “Eee peki sen nasıl keşfettin bu kitabı?” derseniz, ben kapak tasarımına vurulup online satın aldım. Yazarı tanımıyordum daha… Continue reading Fil Saati