Kütüphanem

Körlük

Körlük, çeşit çeşit. Gerçek bir karanlık içinde yaşamak, bakmak ama görememek ve daha tanımlanabilecek bir sürü şekli var. Bu romanda birçok çeşidine rastlayabilirsiniz, yeterki görmeyi isteyerek okuyun. 1995 yılında yazılmış bu roman yıllardır okunuyor. Salgının içinde olmamızdan mıdır, yoksa tüm dünyada bireysel ve toplumsal birçok konuda körmüş gibi yaşanıyor olmasından dolayı mıdır bilemem ama neyden… Continue reading Körlük

Kütüphanem

Hep Böyle Kal

Dram severleri buraya alalım lütfen. Akıcı, samimi ve muhteşem tasvirleriyle sizi içine çeken bir roman. Her şeyden sıkıldım, kısa süreliğine de olsa bambaşka bir dünyaya dalmak istiyorum diyorsanız bu kitabı tercih edebilirsiniz. ‘Mutlu son var mı?’ derseniz, ‘Neye göre, kime göre?’ derim. Savaşın en çaresiz anlarını, gençliğin çılgınlıklarını, aşkı ve sevgiyi, kendini bulmayı ve özgür… Continue reading Hep Böyle Kal

İçimizde Sıkışıp Kalan Düşünceler

Karmakarışık

Nasıl düşünmemiz gerektiğini bilemediğimiz günleri yaşıyoruz. Bir rüyaymış ve uyanınca geçecekmiş gibi. Korku, panik, öfke birden içimizi sarıyor ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bir süre sonra gereksiz bir sakinlikle rehavete kapılıyoruz. Gün içinde saatler böyle akıp gidiyor. Kimimiz önce kendini sorguluyor. Yaptıkları ve yapamadıkları, kırdıkları ve kırıldıkları, hayalleri, pişmanlıkları tek tek sorguluyor. Kendini, ne istediğini, nasıl, nerde… Continue reading Karmakarışık